ASKERLİĞİN BEDELİ

admin tarafından . tarihinde Özer Barut kategorisine eklendi. 226 views kez görüntülendi.

Asker, halk lugatında anlamı, vatan koruyucu, bir milletin şeref timsali, gururu, onuru.

Asker olmak türk olmanın bir parçası. Türkler asırlar boyu tüm dünyada varlığını asker olarak kanıtlamış, savaşta ve barışta cesur, disiplinli, adil bir güç olarak kendisini dünyaya kabul ettirmiştir.

Son günlerde, epeyce uzun zamandan beri ülkemizde asker üzerinde bir takım değişiklikler uygulanmakta, ülkenin tek güvenilir kaynağı olan bu kurum adeta milletin gözünden düşürülmek istenmektedir.

Gündeme gelen ve büyük bir hızla yasalaşma yoluna gidilen bedelli askerlik bu çabanın bir parçası olarak aklıselim sahibi insanları derin derin düşündürmektedir.

Askeri, askerliği maddi bir bedelle değerlendirmek türk milletine yakışır bir davranış olmasa gerek. Çünkü, geriye dönüp baktığımızda Osmanlı Dönemi ve bunu takip eden zamanlarda insanımız asker olmak için can atmış, bu millet, ordusunu askerini ayakta tutmak için en çaresiz en yoksul günlerinde bile askerini aç bırakmamış kendi lokmasını askerine yedirmiştir.

Unutulmaması gerekir ki Çanakkale Savaşı; Kurtuluş Savaşı, Dumlupınar Meydan Savaşı, İnönü Savaşları ve diğerleri hep bu askerin iman gücüyle gerçekleştirilmiştir.

Askerlik elbette ki sadece savaşmak öldürmek ya da şehit olmaktan ibaret değildir. Hayatının baharında ve en verimli çağında göreve çağrılan kişi uygun görülen bir süre içerisinde vatan sevgisini kana kana tatmakta, ana babanın değerini ve insanlığa yaraşan durumları, saygıyı sevgiyi, var olmanın değerini ciddi bir disiplin içerisinde öğrenerek olgun,apayrı bir insan olarak evine dönmekte ya da Allah’ın taktirine boyun eğip şehit veya gazi olmaktadır.

Askerliğin milletimiz için çok çok önemli olduğu geçmiş yıllardan beri açıkça görülmektedir. Özrü dışında herhangi bir nedenle askerlikten kaçınana, askerlik yapmayana gerçek bir vatandaş gözüyle bakılmaz,b u kişiler çaldıkları kapılarda iş bulamaz, hatta böylelerine aileler kızlarını vermek istemezlerdi. Kadınlarımız, kızlarımız askerliğe öylesine önem verirlerdi ki bu onlar için bir onur bir varoluş nedeni gibiydi.
Buna sebep nedir bilemiyorum, devletimiz ordusuna bakmakta zorluk mu çekmekte,askerliği azaltıp bu gideri kısıtlamak yoluna mı gitmek istemektedir anlamıyorum. İşte benim dar aklım bir türlü buna erememektedir.

Bilinen ve inanılan tek şey, askerliğin kutsallığı, insana verdiği iman gücünün hiçbir zaman gözardı edilmemesidir.

Birileri maddi gücüne dayanıp bu onurlu görevi yerine getirmiş sayılırken, buna gücü yetişmeyenlerden askerlik yapmaları beklemenin biraz tuhaf olduğu kaçınılmaz bir görüş olsa gerek.

Biz üç erkek kardeş, her birimiz 3′er yıldan 9 yıl askerlik yaptık, rahmetli babam bilemiyorum ama sanırım bizimkilerinin toplamı kadar bu vatan için uğraşmış, anacığım bu tatlı görevin bitişini 10 yıl belki de 20 yıl gururla, umutla beklemiş.

Bu güne kadar bu uzun vatan görevinden hep onurla bahsettik, bununla gururlandık ve asla pişmanlık duymadık ama bugün bizim bu kutsal görevimiz üzerinden 50-60 yıl gibi uzun bir zaman geçmişken bazı şeyler için acaba diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

Kimseye diyecek birşey yok ama şu bir gerçek ki, tek güvencemiz asker, tek eğlencemiz futboldu. Ne yazık ki ikisine de kapkara gölgeler düştü.
Sağlıkla kalın.

Geri Bildirim gönder...