YİTİRİLMEMİŞ ARKADAŞLIKLAR

secil tarafından . tarihinde Rezzan Şebin, Yazarlar kategorisine eklendi. 249 views kez görüntülendi.

Gecenin bir vakti, yalnızlığımı en yoğun hissettiğim saatlerdte bir mektup aldım…O mektup, yıllardır beklediğim mektuptu…
Öylesine bir kalabalığa karıştım ki. İnsanlar değildi etrafımdakiler. Yıllardır beklediğim sözcüklerdi.. Odamı aştı, evimden taştı, yıllar öncesine, ve geçen her yıla doldurdum onları. Toplasan 25 satırlıktı belki de, ama ayrı geçen 40 yılı doldurmaya yetecek kadar satırlar dolusuydu.
40 yıl mı? Bir yanlış mı yapıyorum.
Dönüp dönüp parmak hesabı yapıyorum. 1970-2011 ..Evet doğru 40 yıl.  40 yıl boyunca, toplam 4-5 kez ayak üstü görüşmeler. Her seferinde beklediğim sıcaklık yerine, bir tereddüt, bir sorgulama, ya da mesafe … Yılmadım, usanmadım, bir şekilde koştum peşinden. Tıpkı bir sevgilinin peşinden koşar gibi. Biliyordum, çok emindim, o da beni unutmamıştı. Olabilir miydi hiç;  hesapsız, sorgulamasız, her şeyi paylaştığın çocukluk, gençlik yılları. Bir kenara atılabilir miydi?  Sadece kenara, bir köşeye koymuştu. Haklıydı da.

Ben sedece “O”nu değil, hayatımı, geleceğimi ötelemiş, aşık olmuştum. Ve aşkım için, bütün yaşantımı altüst edip, tercihimi yapmıştım….
Çocuktuk.. “O” da, ben de ve sevdiğim de. Büyüdüğümüzü sanıp, bir yerlere doğru yol aldık. Ben ve “O”nun yolları ayrıldı.
Artık, ben ve sevdiğim adam vardı. Tabii bir de ikimizin  idealleri. “O” artık yoktu. “O” nun hayatı, idealleri farklıydı.
Ama, ne rüyalarımdan, ne yüreğimden, belleğimden hiç çıkmadı.

Benim ideallerim gerçekleşmedi. Umudumu yitirmedim. Hala ve hala, ‘Bir gün mutlaka’ diyorum. Bilmem, belki de kendimi teselli ediyorum.
Ben; sevdiğimden  ayrı düştüm. Uğruna, her şeyi ve herkesi terk ettiğim aşkımdan yani.

Ama “O”, ideallerine ulaştı.
Ben de şimdi “O”na kavuştum.

Gecenin bir vakti, yalnızlığımı en yoğun hissettiğim bir saatte bir mektup aldım…O mektup, yıllardır beklediğim mektuptu…

Rezzan
————————————————————————————————————-
“O MEKTUP”

İTİRAFLAR

Dün eski bir lise arkadaşımla buluştuk, konuştuk oradan buradan….

Birbirimizi görmeden geçen onyılların bedenimizde oluşturduğu değişikliklerden bahsettik…..

Eskiden bedenimizin büyümesiyle ilgili konuşurduk, şimdi hastalıklarımızdan…..
“Yaşlılar gibi hastalık konuşmayalım” deyip gülüştük.

Dün eski bir lise arkadaşımla buluştuk. Kocalarımızı anlattık birbirimize, eskiden oğlanları anlatırdık.

Eskiden derslerden konuşurduk, dün işimizden ve sorumluluklarımızdan konuştuk.

Dün eski bir lise arkadaşımla buluştuk, deneyimlerimizin kişiliğimizde yaptığı olumlu değişiklikleri gözlemledik birbirimizde, belki de tahribatı…….
Kim daha duygusal, kim daha akılcı anlamaya çalıştık.

Aradaki açığı kapamak istercesine çabuk çabuk, sözümüzü kese kese, konudan konuya atlayarak konuştuk. Eskiden lafımız hiç bitmezdi, şimdi de bitmedi….

Dün en iyi arkadaşımla buluştuk, yağan yağmurda bir kafede şemsiyenin altında oturduk, bira içtik, yemeğimizi bölüştük. Eskiden gazoz içer, simidimizi bölüşürdük.

Dün eski bir arkadaşımla büyük şehirlerde yaşanan karmaşadan ve insanların gitgide yalnızlaşmasından söz ettik. Eskiden okul yatakhanesinde, yemekhanede, etütlerde hiç yalnız değildik.

Dün eski bir arkadaşımla yemek yedik, konuştuk. Arkadaşımın güzel yüzünde oluşan minik kırışıklıklara baktım, onları sevdim. ‘ O’ da benim kırışıklıklarımı sevdi mi merak ettim? Bu konuyu konuşmadık.

Bugün ‘O’ yaşadığı şehre döndü, ben burada kaldım. Yine de karşımdakine güvenerek, maskesiz konuşmayı özleyeceğim. Ama içimde coşku ve umut var, yıllar öncesinde hissettiğime benzer…..

Dün en iyi arkadaşımla buluştuk, konuştuk oradan buradan…

Semra

Geri Bildirim gönder...