Arşivlendi

Özgüler Mobilya Açılıyor

ugur tarafindan tarihinde, Ekonomi kategorilerine eklendi

Trend çizgileriyle, ürünlerinin tutkunu olan bir müşteri kitlesi yaratan Özgüler Ticaret, Mobilya sektöründe ikinci mağazasını Mumculara açıyor.

Kemanlı çevre eylemi

secil tarafindan tarihinde, Gündem kategorilerine eklendi

Bodrum Güvercinlik köyünde yılan hikayesine dönen ilkel arıtma için Meşelik köyü sakinleri kemanlı protesto eylemi yaptı. Meşelik Köylüleri köy sınırları içinde arıtma yapılmasına onayları olmadığını da söyleyerek biriken sulardan gelen kötü kokular olduğunu anlatmak için burunlarını tıkadılar.  Cengiz Akgül isimli köylü ise elindeki keman ile kötü kokulara ve sağlıksız çevre koşullarına neden olan ilkel arıtmayı protesto etti.

“Bir gençlik nostaljisi”

secil tarafindan tarihinde, Erdil Ünsal, Yazarlar kategorilerine eklendi

Kız çocuk iseniz bir bez bebek, erkek çocuk iseniz bir top sahibi olmak çoğunlukla çocukluğunuzda size verilen ilk ve en güzel hediyedir.

Çocuk çocuktur. Bu ister komşu, ister apartman görevlisi, ister fakir veya zengin çocuğu olsun. Çocuk oynarken çocukları,” şunun babası kaka.. şunun babası cici.. şeklinde bir ayrımsama ile seçme tercihi yaparak oyun oynamaz. Bu ayırımı çocukların kafasına sokan aile büyükleridir.

Bir bez bebek ve bir top sahibi olmadan çocukluk geçirmek durumunda olan çocukların da var olduğunu hayatın içine girdikçe öğreniyor insan. Top ve bez bebek sahibi olduğun yaşların istemleri ile yaş ilerledikçe oluşan istemlerde değişiklikler başlıyor.  Çocukluktaki hediyeler ve oyuncaklar yerlerini başka oyuncaklara ve hediyelere bırakıyorlar. Her yaşın  ayrı ayrı güzelliklerini duymaya hissetmeye başlıyorsunuz. Boyunuz uzasın, sakalınız bir an evvel çıksın, saçlarıma biryantin süreyim ve okuldaki kızlar tarafından farkedileyim ve bir kız arkadaş edineyim gibi.

Sakalımın çabuk çıkması ve kızların beni daha erkekimsi bulması bakımından haftada iki kez dikdörtken, her iki tarafı keskin ortası delik solingen marka jiletle traş olmaya başladım. Babamın, aynalı kutu içinde crocodil (timsah) derisinden set traş çantası; traş sabunu, bıçağı, fırçası ve parfüm şişesi gibi traşta gerekli enstrümanları taşıyordu. Her bir traş aletini  kalıbına uygun park etme yeri bulunan bu şık traş çantasının içindekileri kullanma arzum, sakalımın çabuk çıkmasına katkısı olduğunu tahmin ediyorum. Bu değerli set traş takımının içindeki traş enstrümanlarını devamlı kullanarak yüzümü jiletle traş etmem yüzüme parlak bir hava vermiş olmalı ki okuldaki kızlar “parlak çocuk” hitabıyla beni çağırmaya başladılar.

Rahmetli babam yüzümü, şimdilerde türkücü Müslüm Gürses hayranları gibi yüzünü, göğsünü jiletleme değil, sakalım çabuk çıksın diye traş takımını kullandığımı öğrendiğinde ve kendi çocukluk yaşam tarzı ile karşılaştırdığında, bu girişimime çok şaşmış ve “sakal öyle zorlama ile çıkmaz oğlum!” demişti

Bu olaylar kendiliğinden gelişirken bir bisiklet ve motorsiklete binmek arzunuz babanızda olmayan otomobil kullanmaya dönüşmüştü. Muhakkak aileden gelen bir yetenekle veya kendi içgüdülerinizin sesini dinleyerek resim yapmak, gitar, keman, piyano çalmak ve şarkı söylemek insana aşılandığını izliyorsunuz. Etrafınızdaki insanlara kendinizi beğendirmek ve/veya işe yaradığınızı görmek arzusu ile yukarıda belirttiğim yeteneklerinizi geliştirmek, insanlarla bütünleşmenizde büyük katkıları oluyordu. Benim hayatta yürümeyen planlarımla birlikte bu ve buna benzer istemlerim oldu.
Saçlarıma biryantin (jöle) sürmek, sigaraya başlamak, üniversite bitince Istanbul’a ablamın yanına gittiğimde, Beyoğlu İstiklal caddesinde tur atmak ve aynı cadde üzerinde bulunan Çiçek Pasajında bira içmek. Mahallenin ağbilerinin bahsettiği genelevin bulunduğu “Abonoz” sokağı bir dolaşmak büyüdüğümüzün ispatı gibi bir takım yapılması gerekenlerdi. Büyüklerimizden kopya bu davranışları yapmazsanız erkekliğe geçtiğinizi kendinize sanki kanıtlayamayacaksınız gibi bir his taşıyordum.

Şimdilerde olduğu gibi kız erkek ilişkilerinde serbestlik 1960 lı yıllara kadar pek yaygın olmadığından, Ankara’da Bent deresi ve Istanbul’da bulunan Abonoz sokaktaki genel evler özellikle gençlerin gurup halinde giderek gençlikten delikanlılığa geçiş döneminde erkekliğini kendine ispat yerleri idi.  ABD nin 6. deniz filosunun bahriyelerinin Istanbul’da Abonoz sokakta bulunan genel evleri badana ettikleri haberi gazetelerde yer aldığını gayet iyi hatırlıyorum. ABD ye taviz vermemiz bu malum evleri badana ettirmekle başladığına inanıyorum. Abonoz sokağın bir üst caddesi olan İstiklal caddesindeki sinemaların başlama saatine kadar vakit öldürmek için arkadaşlarımla bu malum sokakta gezintim sadece evlerin önünde meraklı meraklı dolaşmak ve evlerin kapısı önünde bulunan kalabalık arasından evin içine kafamı uzatarak acaba koridorda sıra sıra bekleşen kadınların arasında güzelleri de var mı merakından ileri gitmedi. Abonoz sokakta çalışan kadınların hayatını görme arzum oradaki kadınların nasıl bu hayatı seçtiklerini veya seçme durumunda bırakıldığını öğrenmem, bende önce bir seks arzumun kaçmasına, acıma ve sonradan bir iğrenmeyi birlikte getirdi.

O zamanlar gençlik arzu ve duyguları yeni yeni uyanmaya başlayan bir taze genç olarak ben neye özlem duyuyorsam mahalle arkadaşlarımın hemen hemen hepsi de aynı şeylere arzu duyuyorlardı. Annelerimiz, babalarımızın giymediği küçük gelen gömleklerinin yaka ve manşetlerini ters yüz edip bizlere nasıl giydiriyorsa, diğer çocukların anneleri de aynı şekilde davranıyorlardı. Yoktu öyle lego, pekemon, uzaktan kumandalı oyuncaklar, Atari bilgisayar oyunları, cep telefonları v.b. leri. Telleri kıvırıp kendimize araba yapar ve o zamanların “Hudson” marka dolmuş arabalarının klakson ve fren seslerini çıkararak, bu telden yaptığımız arabaları yarıştırırdık. Öğrenme, merak, ilgi alanı, erişmek istediklerine ulaşma arzusu senin doğumundan erişkinliğine ve hayatın süresince birlikte yaşanması ve sende var olması gereken önemli öğeler manzumesiydi.

Eğitim sistemi denince hemen akla, ÖSYS sınavları geliyordu. Bu lise ve üniversite seçme sistemi, kendimizi idrak etmeye, hayattan ne istediğimizi tam olarak karar vermenin biraz erken olduğu sıralarda karşımıza çıkıyordu. Acele önümüze getirilen sınav sistemi ile karar vermemiz istenmekte ve sınavdan çıkan sonuca göre çoğunlukla istemediğimiz eğitim dallarına yöneltilmiş oluyorduk. Sonradan doktorluğu bırakıp ressam, sinema ve sahne oyuncusu olan çok kimseyi biliriz.

Istanbul’un  güzelliği Yahya Kemal’in şiirinde söylediği gibi gerçekten “bir misli bahadır..” Aynı şair, Ankara’nın nesini beğenirsiniz? sorusuna yanıtı,”Trenle Istanbul’a dönüşüne” olmuştur. Gerçi bu büyük şairimizin bu deyimi, Istanbul’a yerleşim artması ile taşralaşması ve Ankara’nın daha yeşil ve düzenli bir başkent olmaya yüz tutması ile tamamen tersine dönmüş olduğunu söylemek mümkündü.

Sahne ve sinema oyuncusu Uğur Yücel’in ” 1950 de Istanbul’da doğmak değil, ölmek isterdim” dediği gibi, nufus artışı ne yazık ki Istanbul’un tabiatını, sosyal dokusunu ve tarihini mahvetmiş bulunmaktadır. Yine de Istanbul’un her yeri hala görülmeye değer sanat eserleri ile iç içe olması bir teselli olarak kalmaya devam edecektir.

ÇEVRE DOSTU ÖRNEK KURULUŞ!..

secil tarafindan tarihinde, Ali Tutulmaz, Yazarlar kategorilerine eklendi

20 YILDA 542 BİN AĞAÇ DİKİLDİ!..

Bu günkü köşe yazımda, çevre ve dostu örnek bir kuruluşumuzdan bahsetmek istiyorum. Bu örnek kuruluşumuz, merkezi Yatağan ilçemizde bulunan, Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetini sürdüren  Güney Ege Linyitleri  İşletmesi Müessesesi Müdürlüğüdür.