Sende ruh yok !
Sende ruh yok ! Öyleyse neden hâlâ ruhuna iş arayan biriyle uğraşıyorsun?”
“Aşk ne ünvan tanır ne zenginlik. Bir kraliçeyle kralı oynayan bir soytarı arasında da alevlenebilir. Her aşk kendi içinde değerlenir. Çünkü reddedilen aşk Tanrı’dan aldığımız ruhu köreltir…”
“Sen benimdin, rüyanın görkemiyle doldum. Ben rüyada sultandım, uyanınca hiç oldum.”
“Korkuyorum bütün bu inanılmayacak şeylerin rüya olmasından. Gerçek olamayacak kadar güzel, gerçek olamayacak kadar hayal…’’
” öldüğünü duyduğum zaman aklıma asla yazılamayacak oyunlar gelmedi.
‘’ Yüzünü bir daha görememek geldi.”
-Shakespeare in Love –
Bizi genellikle içinde bulunduğumuz davranışa iten, entelektüel zekâmız değil, duygusal reaksiyonumuzdur. Hemen hepimizin, ruhları geliştirecek gıdaya, sürekli bir duygusal ve ruhsal büyüme hissine ihtiyacı vardır.
Şu anda hayatımda neden mutluluk duyuyorum? Beni mutlu eden şeyler neler? Bu bana kendimi nasıl hissettiriyor?
İstediğiniz cevabı elde etmeniz için neler yaparsınız?
Vazmı geçersiniz, yoksa cevabı elde etmek için kendinize sorular sorup, inançlarınızı mı düşünürsünüz?
Peki, hayatınızı nasıl iyileştirirsiniz?
Sorular, düşünme gücünüzün pusulasıdır.
Hayatımızda neyin en önemli olduğunu bilmek ve ne olursa olsun bu değerlere göre yaşama kararını vermek zorundayız. Bu tutarlılık içinde çevremiz bizi, standartlarımıza göre yaşadığımız için, ödüllendirse de, ödüllendirmese de yine de var olmalıdır.
İlkelerimize göre yaşamayı kesinlikle sürdürmeliyiz.
Fakat, gerçek değerlerinizi bilmiyorsanız acı çekmeye hazır olun. Uzun vadede kendimizi mutlu ve doyumda hissetmemizin tek yolu, gerçek değerlerimize göre yaşamaktır.
Çoğu zaman insanlar bazı davranışlarının paternlerini alışkanlık haline getirirler. Bu paternler onlara hırslanma duygusu verirken, onları mahvedebilir.
Bunlar arasında sigara içmek, içki içmek, aşırı yemek, ilaçları yersiz kullanmak, başkalarına tahakküm etmeye ve onları kontrol altında tutmaya çalışmak sayılabilir.
Nedir buradaki sorun?
Bu davranışlar aslında hırslanmanın, öfkenin ve bir boşluk duygusunun sonucudur. O boşluk duygusu da hayatlarında bir doyum bulunmamasından gelir. O boşluğu doldurmak için, kendi akıllarını dağıtmaya ve durumlarını ‘’hızlı ‘’ çözümlerle değiştirmeye çalışırlar.
Buradaki en büyük yanılgı, davranışların nedenini değiştirmek yerine; kendini değiştirmenin üstüne giderler. Onların ki, içki ya da sigara ya da başkalarının hayatını kontrol etme sorunu değildir, değerlerinde sorun vardır. İçmelerinin nedeni duygusal durumunu değiştirmek istemeleridir.
Çünkü duygularından hoşlanmamaktadırlar.
Hayatlarında neyin en önemli olduğunu bilmemektedirler.
Önemli bir karar vermekte güçlük çekiyorsanız, bilin ki değerleriniz konusunda kafanız karışık olduğu içindir.
Geri Bildirim gönder...















